Bir yolcululuk hayal et.
Öyle ne trenle,otobüsle;
ne arabanla,vapurla,uçakla...
Sadece yürüyerek.
Yoruldun mu,
Bir ağaç gölgesinde dinlenerek.
Öyle bir yolculuk ki bu
Göçmen kuşlar gibi nereden geldiğini unutmadan uçmak gibi
Özgürce
ve bir o kadar da birbirine bağlı.
Ayağın takılıp bir sarmaşığa, tökezlediğinde
Of bile demeden, iyikinin anlamını hiç unutmadan
Elinden sımsıkı tutup gidilmemiş hiçbir yer bırakmadan.
Öyle bir yolculuk ki bu
Kilometrelerce ve nerede biteceğini bilmeden
Sonunda artık ikinci tekilin yerini
sadece birinci çoğulun aldığı bir yolculuk.
Burak KÜÇÜK