Ya(şa)zmak üzerime...
içindekileri anlatamıyorsan yazacaksın
tek tek, kelime kelime
ağzına ne geliyorsa ama, öyle sıkılıp bozarmadan
yazacaksın ki içinde büyüyüp büyüyüp tıkamayacak boğazını
daha rahat nefes alacaksın
yazdıkça gevşeyeceksin
damarlarındaki kan daha rahat akacak
bir sonraki cümleyi düşünmeyeceksin
ölmeyi hiç düşünmeyeceksin
hiç yaşamamış gibi,hep yaşayacakmışçasına yazacaksın
yoruldun mu nokta değil,virgül koyup soluklanacaksın
bir virgülün altında dinleneceksin beş on dakika
Sonra yeniden koyulacaksın yola...
yazacaksın
kendini,onu,bunu her şeyi
sonra bir bakacaksın
cama vuran yağmuru da sokmuşsun işin işine
çünkü gözünden dökülenleri gizlemek isteyeceksin
üst kattaki komşunun karısına zamansız
ve anlamsız bağrışlarını
yazacaksın
adama bir küfür basıp devam edeceksin
çocukların ağlamaları eşliğinde...
yağmur durduğunda güneş çoktan doğmuş olacak
sanki gece hiç yaşanmamış gibi katılacaksın insanların
arasına
işe gideceksin,patronundan azar işiteceksin
ve dönüşte,
her gün yaptığın gibi
bakkaldan bir ekmek alacaksın
sabah yarım kalan bayat kısmını yemek üzere...
Gece tüm şehir uyurken kim bilir,
belki yeniden yazacaksın
sadece yaşadığını kendine ispatlamak için yazacaksın
ya(şa)zmak üzerime bir borç olduğu için belki de
burak küçük